16 Kasım 2009 Pazartesi

Antonio De Nigris

Futbol sanırım bu aralar çok şanssız dönemine girdi. Daha bir kaç gün önce Enke'nin haberiyle sarsılmıştık bu kez de bir dönem Gaziantep ve Ankaraspor'da da oynayan, attığı şık gollerle ve Fenerbahçe maçındaki ilginç gol sevinciyle dikkatleri üzerine çeken Meksikalı forvetin kalp krizi geçirip hayatını kaybetmesiyle üzüldük. Bu seneki takımı Yunan ekibi Larrissa'ydı. Kalbindeki sorun nedeniyle Türkiye'de lisans çıkartılmadığı söyleniyor, ne kadar doğru ayrıntısını bilmiyorum. Yunan Futbol Federasyonu da oynayabilir raporu vermiş, kalbindeki sorunun hayati tehlike yaratmadığına kanaat getirmişler ve sonuç ortada... Toprağı bol olsun...

15 Kasım 2009 Pazar

Brandon Jennings

NBA tarihindeki en sağlam rookie istatistiklerinden birine tanık olduk dün gece. Avrupa'da 1 yıl Roma'da oynayıp, Milwaukee Bucks'a gelen Brandon Jennings 55 sayı, 5 ribaunt, 5 asistle mantık dışı bir maç çıkardı. Ki bu 55 sayıyı 21/34 saha içi, 7/8 üçlükle yapması ve bu attığı 55 sayıyı sadece 3 çeyreğe sıkıştırması daha da etkileyici yapıyor dün akşamki performansı. 3. periyotta da tam 29 sayı yolladı, helal olsun! Çaylaklar rekoru ise, 1960 yılında 58 sayı atan Wilt Baba'ya ait...

İstanbul Teknik Üniversitesi

Okulum. 2 haftada bir maçlarını canlı olarak izlediğim takım. Basketbol 2.Ligi'ni kıyısından köşesinden takip eden arkadaşlar, İTÜ'nün Altay'a benzediğini bilirler. Aynen İTÜ de Altay gibi playofflarda yüzer yüzer sonlara gelir oradan geri döner. Geçtiğimiz bir kaç yılda da böyle oldu. Geçen sene kurulan takım mükemmele yakındı. İbrahim Kutluay, Harun Erdenay, Tolga Tekinalp gibi veteran isimlerle şampiyonluk şansları epey fazlaydı. Ancak playofflara gelindiğinde maalesef işler iyi gitmedi ve başarı gelmedi.

Bu sene İbo yok, Tolga Tekinalp ve Mustafa Abi gibi isimlerle yola devam ediliyor. Parola tabii ki 1.lig. Mustafa Abi adeta 2.ligin Kobe'si olmuş durumda. Attıkça atıyor. Sayı ortalaması 29.2. Geçen seneki kalas uzundan sonra, 3 sene önce de İTÜ'de oynayan Johnny Dukes kadroya tekrardan takviye edildi. 4 numara. Şutu yok ancak pas ver smaç yapsın, adam gelsin bloklayayım tipinde atletik bi eleman. Geçen seneki zenci fiyaskosundan sonra daha iyi bir oyuncu olarak gözüküyor.

İTÜ gibi Türk Basketbolu'na bir çok oyuncu yetiştiren, basketbol ekolü bir klubü umarım bu senenin sonunda BBL'de görürüz ve bunu başarabilecek güçlerinin olduğunu düşünüyorum...

14 Kasım 2009 Cumartesi

Birileri Çarşı'ya Karşı

Çarşı grubuna ağır ceza geldi. Alen Markaryan dahil 36 taraftara, 1 yıl stadlara giriş cezası ve 2 milyar para cezası verilmiş. Nedeni ise, Wolsburg ve Denizlispor maçında çıkan olaylar ve küfürlü tezahüratlar. Ben Beşiktaş'lı değilim, Çarşı grubuna karşı bir sempatim de yok ancak böyle bir ceza ne kadar doğru tartışmak gerek. Hemen hemen her maçta bu tip şeyler yaşanıyor. Geçenlerde Kocaelispor taraftarı da sahaya girdi, onlara 4 maç seyircisiz oynama cezası verildi. Bu işin için de başka birşey var gibi duruyor, mesela Demirören gibi. Bakalım Fenerbahçe maçındaki yaratıcı pankartları çok merak etmekteyim şimdiden...

13 Kasım 2009 Cuma

Yapma Hagi!

Hagi'nin yeri hemen hemen her Galatasaray'lı taraftar için ayrıysa aynen benim için de yeri çok ayrıdır. Galatasaray'a geldiğinde daha sadece 8 yaşımda, ofsaytın daha ne olduğunu yeni yeni öğrenmeye başlıyordum. Türkiye'deki ilk yıllarında onu sıkça dazlak görüyorduk ve sırf o öyle diye kafamı evdekilere inat ederek kazıtmışlığım vardır, sol ayakla vuruyor diye sol ayakla vurmayı öğrendim ve şimdi sol ayağımı daha iyi kullandığımı bile söyleyebilirim arkadaşlar arasında yaptığımız maçlarda. Yani benim bir zamanlar deli gibi taptığım bir adamdı Hagi.

Türkiye'de yaptıklarına değinmeyeceğim zaten herkes biliyor. Bugünlerde Ankaragücü'nün başına geçeceği söyleniyor. Bursaspor ve Galatasaray'da çok da başarılı olmayan hocalık deneyimleri yaşadı Hagi. Maalesef hocalığı, futbolculuğu kadar parlak değil. Ben kaos içindeki Ankaragücü'nde de pek başarılı olacağını sanmıyorum ve eğer gelirse kendisine yazık edecek, kendisini yıpratacak. Umarım kendisi için en doğru kararı verir ancak bence Türkiye doğru adres değil...

Carlo Cudicini

Kariyerinin büyük bir bölümünü Chelsea'de geçirdi Cudicini. Ara sıra yediği saçma sapan gollerle de saç baş yoldurtmuştur eminim Chelsea taraftarlarına. Dün sabah Londra'da motorsiklet kazası geçirmiş İtalyan kaleci. Leğen ve her iki el kemiklerinde çatlaklar oluşmuş. 36 yaşında şu an, bu saatten sonra bu kazadan sonra bir daha döner mi yeşil sahalara bilinmez. Şu günlerde hep kalecilerin başına bir şeyler geliyor, beteri olmasın...

Bu arada Robert Enke de arada kaynamadan, RIP...

09 Kasım 2009 Pazartesi

Biz Bize Benzeriz #6

Yalova Acarspor-Ankaragücü

Lyon 5-5 Marsellie

Acayip, mantık sınırlarını iyiden iyiye zorlayan bir maç. Maçı izlemedim özetlere bakabildim sadece keşke oturup canlı izleseymişiz, çok ama çok şey kaçırdık. Sen deplasmanda 80. dakikada 4-2 önde ol, 90. dakika 5-4 geriye düş, bir dakika sonra beraberliği sağla maç bitsin. Lyon taraftarının, futbolcularının ruh hallerini tahmin etmek pek zor değil. Geçmiş olsun demek lazım ancak. Bu arada maçın tamamını kesin bir yerden indirip izleyeceğim, yani yıllar, asırlar geçse unutulacak cinsten bir maç değil, dev eser...


08 Kasım 2009 Pazar

Yeni Sezon, Yeni Kadro, Aynı Beklentiler

NBA'de yavaş yavaş beklenen offseasona doğru yaklaşıyoruz. Birçok önemli yıldızın takım değiştirmesi beklenirken, takımların da bu offseason için planlarını birkaç yıl önceden yapmaya başladıklarını düşününce aslında çok kritik bir döneme gireceğimizi söyleyebiliriz. Mark Cuban belki de son kurşunuyla 2010 öncesi şampiyonluğa oynayabilecek bir takım daha kurdu, ancak bize Mavericks'in o noktaya ulaşıp ulaşamayacağını zaman gösterecek.

Şu an için Batı'daki en büyük favori olarak Lakers olarak gözükmekte. Plase olarak nitelendirebileceğimiz ekipler ise Dallas, San Antonio ve Denver gibi. Öncelikle takımdaki geçen sezon en büyük eksiklik; Kidd'in Dallas'ın sistemine doğru düzgün oturamaması, hücumdaki dağınıklık, saçma sapan şut seçimleri ve Josh'ın bir türlü verimli olamaması olarak sıralanabilir. Bu sezon herşeye tekrardan başlanıyor ve tertemiz bir sayfa açıldı. Öncelikle yapılan en büyük hamle Shawn Marion'ı Texas'a getirmek oldu. Eğer NBA Top10'i düzenli olarak izliyorsanız, herhangi bir Dallas Mavericks oyuncusunun geçtiğimiz birkaç senede bu listeye çok ama çok nadir girdiğini farketmişsinizdir. İşte bu noktada Jason Kidd ve Shawn Marion ikilisini bol bol en güzel hareketler listesinde görebiliriz. İşin görsel yanını bir kenara bırakıp, Shawn Marion'ın takıma katacaklarını konuşursak da söyleceğimiz şeyler çok fazla değişmeyecektir. İşin hem savunma hem hücum tarafında olması Dallas için çok önemli bir artı. Aynı zamanda tempolu basketbolu da iyi oynabilmesi sayesinde, Jason Kidd'in asist verimini daha da yükseğe taşıyacağını düşünüyorum ilerleyen zamanlarda.

Yeni gelen isimlerle başladım yazıya, yenilerle devam edeyim. Geçtiğimiz sezonun takımdaki tartışmasız en önemli çıkışını gerçekleştiren Brandon Bass'in kontratının bitmesinden sonra diğer önemli bir çıkış yapan Marcin Gortat'a mid-levelı verdi Cuban. Ancak Polonyalı sınırlı FA olduğu için, verilen kontrat Orlando yönetimi tarafından match edildi ve Gortat Florida'da kaldı. Daha sonrasında piyasadaki geriye kalan en iyi isimlerle anlaşma yoluna gidildi, uzun yedekleri olarak Drew Gooden ve Marion takası ile gelen Kris Humphries kadroya eklendi. İyi gününde, kafası yerinde olan bir Gooden boyalı alanda sayı gücü olarak iyi işler yapabilir, bunun yanında şu ana kadar izlediğimiz maçlarda da Humphries'in de Bass'i pek aratmadığını söylemek yanlış olmaz.

Konuyu uzunlardan açmışken Dampier'a da değinmeden geçmek olmaz tabii ki. Bu sezonun başından itibaren ortalamaları tavan yapmış durumda çoğu kişinin de beklediği gibi. Bilmeyenler; Hayırdır basketbol oynamaya mı karar verdi? diye sorabilirler ancak durum biraz farklı. Bu sezon her ne kadar kontratı devam ediyor gibi gözükse de, son senede takım opsiyonu olduğunu düşünce aslında bu sezon kontratının bittiğini düşünebiliriz. ( O kadar da delirmedi daha Cuban! ) 13 milyon$'lık, 1 yıllık kontratı daha bulunmakta şu an, ancak bu kontratın seneye de devam etmesi için Mavericks yönetimi 2 tane şarttan en az birinin yerine getirilmesi gerektiğini koymuş 2004 yılında yapılan kontrata. Nedir bunlar peki? En az 3 yıl All-Star seçilmek veya bu yıl en az 70 maçta 2100 dakika süre almak. İlki kaçtı zaten. Seneye 13 Milyon$'ı kapmak için diğer madde için kasıyor Dampier şu an. Ha bu ne kadar sporcuya yakışıyor orası tartışılır ancak en azından Dallas'ın etkili ve kalıplı bir pivota sahip olduğunu düşününce, şanslarının daha da arttığını söyleyebiliriz. Bu sezonki ortalamaları 9.6 sayı, 10.4 ribaunt, 2.8 blok gibi gayet tatmin edici istatistikler. Unutmadan, Dallas'tan kontrat kaptığında da Golden State'de 12.3 sayı, 12.ribaunt ile bitirmişti sezonu.

-Kadro ve Takım Kimyası


Dallas'ın kadrosuna baktığımızda coach Rick Carlisle'ın elindeki malzemenin ben başarı için yeterli, aynı zamanda gereken tecrübeye de fazlasıyla sahip olduğunu düşünüyorum. Dallas, şu ana kadarki 5 normal sezon maçına da Kidd-Ross-Marion-Dirk-Dampier beşiyle çıktı. Quintonn Ross iyi bir dış savunmacı olarak bilinse de şu an kendine ilk 5'te yer bulmasının esas nedeni Josh Howard'ın bilek sakatlığının devam etmesi. Geçen sezon bilek sakatlıklarından çok çekmişti Josh, yaz başında da ameliyat olmuştu. Umarım sağlıklı şekilde döndüğünde, takımın esas ilk 5'inin Kidd-Howard-Marion-Dirk-Dampier olacağını düşünüyorum. Bu 5'in bir iyi, bir kötü yanı olacaktır muhtemelen. Josh 2 numarada yavaş kalabilir karşısındaki guardlara karşı, bu nedenle sıkıntı yaşanabileceğini düşünüyorum. Ancak diğer taraftan Dallas'ın bu beş ile kolay kolay ribaunt vereceğini de düşünmüyorum. Belki de sezon sonunda en çok ribaunt çeken takım olabilirler. Ayrıca maç içinde zaman zaman Kidd-Terry-Josh-Marion-Dirk kısa beşine geçilip Kidd'in ve Marion'ın çok sevdiği hızlı hücum basketbolu da repertuarlar arasına alınabilir.

Benche göz attığımızda da gayet kaliteli bir kadro ortaya çıkıyor. Geçen sezonun 6. adamı Terry zaten aynı görevi üstlenecek, gayet verimli bir sezon oynayan Porto Riko'lu Barea'nın da bu sezon yine hatırı sayılır dakikalar alacağını düşünüyorum. Uzun rostasyonuna yukarıda da söylediğim gibi Gooden ve Humphries derinlik katacaktır. Dizinden sakatlığı bulunan ve sezon öncesi hazırlık dönemine katılamayan Tim Thomas, şu an olmasa bile playofflara doğru yavaş yavaş form tutup, çok iyi bir dış atıcı alternatifi olabilir.

Takımı şu ana kadar izlediğim periyotta beğendiğimi söyleyebilirim. Yapılan ikili sıkıştırmaların sonucunda Kidd boş kalıp 3'lük olarak cezaları iyi şekilde kesiyor, güzel savunma yapılıyor, Dirk ve Dampier çok formda başladı. Sakatların da takıma katılımıyla daha iyi bir Mavericks izleyeceğiz şüphesiz.
Bana en iyi coachların listesini yap deseler, Rick Carlisle kesinlikle üst sıralarda yer bulur kendisine, takımın coaching yönünden de sıkıntı çekeceğini sanmıyorum. Şu anda yapılması gereken en önemli şey Carlisle'ın, takım kimyasını çok geç kalmadan oturtması ve rotasyonun da belli bir standartta ayarlaması. Takım kimyasını tam anlamıyla oturtabilirse Mavericks bir sürpriz bile yapabilir ancak bunu bekleyip görmemiz lazım, ama hedef en az Batı Finali olmalı ve bunu yapacak gücü de var bu takımın diyerek yazıyı burada sonlandırayım. Umarım keyifli bir sezon olur tüm basketbolseverler için...

27 Ekim 2009 Salı

Haydi Çocuklar...

09 Ekim 2009 Cuma

Aquilani Geliyor

Liverpool Xabi Alonso'yu sattıktan sonra bu bölgeye Alberto Aquilani'yi almıştı. Ancak uzun süren ayak bileği sakatlığı yüzünden daha forma giyememişti. Sakatlık tamamen geçmiş. Rafa baba Sunderland maçında ilk 11'de şans tanımayı düşünüyor. Mascherano ile de iyi bir ikili olurlarsa ne ala. Bekleyip, göreceğiz...

05 Ekim 2009 Pazartesi

Let It Flow

Yavaşlıyorum dedim, durdum resmen. Ancak yapabileceğim birşey yok okul zor, alışmaya çalışıyorum hala. Bir koşuşturmaca aldı gidiyor.

Neyse başlık İzmir-Karşıyaka tabanlı rock grubunun adı. Çok fazla duyulan bir grup değil. Ancak uzun zamandır dinliyorum ve her dinlediğimde favorilerim arasında daha da yükseliyor grup. Katatonia tadında, Doom Metal. Kesinlikle tavsiye ediyorum. İlk albümleri A Momentary Touch to the Depths, ikincisi ise Meanings. Kesinlikle bu türü seviyorsanız bir yerden edinin bence. Hele çıkış parçaları olan ve aynı zamanda ilk albümleri ile adaş olan parça öyle böyle değil...

http://www.letitflowband.com/
http://www.myspace.com/letitflownet

02 Ekim 2009 Cuma

Perth Glory 96-98 Away

29 Eylül 2009 Salı

Medya Tanıtımı

28 Eylül 2009 Pazartesi

Tempo Düşüyor

Okulum başladı. ÖSS ve Üniversite Hazırlık okuduktan tam 16 ay sonra Lisansta 3 saat arka arkaya Matematik dersi adama koymadı değil. Salmamaya çalışacağım burayı ama durum bu, biraz yavaşlıyorum. 3 gündür de kaldığım yurdun neti yok uzak kaldık baya. Neyse yavaş yavaş da olsa yeni yazılar gelecektir. Saygı, sevgi...

25 Eylül 2009 Cuma

İnanıyoruz Sizlere

Benim için çok ama çok önemli bir takım, her ne kadar 2006 Konferans Şampiyonluğu'ndan başka başarı olmasa da ortada. Yeşil alternatif formanın yerine onun mavisi gelmiş ve Kidd ile beraber yeni transferler basının karşısına çıkmış. Daha sezon başlamadan en büyük favori Lakers olsa da şu an Dallas da iddiası olan 5-6 takımdan biri ligde. Ne yapacaklarını kestirmek çok zor şu an için. Çünkü Mavericks ve Mark Cuban gibi bir başkandan bahsediyoruz. Çok yakında Dallas ile ilgili geniş bir yazı yazacağım. Sezon içinde de bol bol yer vereceğim. Gecemizi gündüzümüze katarak destekledik bu takımı senelerce, desteklemeye de devam ediyoruz. Bu arada lafı açılmışken başlasın artık şu sezon, çok özledik...

Yine Saldırı

İngiltere'de daha geçen ay Calum Davenport ve annesine bıçakla saldırmışlar, West Ham'lı Davenport bacaklarından ağır yaralandığını ve futbol hayatının tehlikede olduğunu okumuştuk. İngiltere'de benzer olaylar artmaya başladığı son zamanlarda. Bu kez hedefteki isim Everton'lı Nikodem Jagielka. Evinde Hull City maçına izlerken eve giren 3 bıçaklı hırsız tarafından soyulmuş. Değerli eşyaları, mücavherleri falan gitmiş. Arabasıyla kaçan hırsızlar arabayı da evin yakınlarında bir yerde terk etmişler. Tabii en önemlisi yara almaması olmuş. Daha önce de yine bu tip olaylar Blackburn'lu Santa Cruz ve United'lı Fletcher'ın da başına gelmişti...